Sigaranın Dumanına Sardık Seni, MEHMET ÇAVUŞ

20 January 2012 | Kategori: Yazılarım | 1,680 views


Bu sabah erken kalktım, her taraf kar ve oldukçada soğuk, odamda bilgisayarın başındayım. Siteme bir mail düştü, köyümüzün bakkalı Ayfer Çimen  “Galip Abi, Mehmet Çavuşu kaybettik”
Düşündüm de, çok yazık dedim. Sigaranın dumanına kapıldı da, yok oldu gitti. Beylerli’den, aramızdan kim ayrılsa üzülüyorum. Hep onlarla bir anımı hatırlıyorum.

Mehmet Çavuşun gençliğinde sevdiği şeyler vardı. Atı, arabayı  çok severdi. Gerçekten köyümüzde en güzel at, onun atlarıydı. Bir at arabası vardı. Evimizde yemek yerken, bizim evin yanındaki yoldan geçerken, o arabanın dingilinden çıkan sesleri ve atın koşumundan  gelen zil  seslerinden bilirdim. Çok defa sofradan kalkarda bakardım, o mu diye. Evet o idi ,çıngır mıngır sesli boyalı arabası, bakımlı atları,  o yılların murat arabası kadar değerliydi. Köy düğünlerinde ki at yarışlarında, bir iki defa  Mehmet Çavuşu birinci olduğunu hatırlıyorum. Gençliğinde ona Tiyek Mehmet derlermiş, nedenini bilmiyorum. Askerden çavuş olmuş, dönünce de köyde ona Mehmet Çavuş demişler. Bu sıfat lakapı olarak kalmıştı. Demek ki o yıllarda askerde çavuş olmak önemliydi. Babası Nacak Kadir amcayla ben, askerden köye izinli gelirken caminin yanında karşılaştık. Yanımda yeni rahmetli olan  arkadaşım Mahmut Baş da vardı. Elbisemde çavuş rütbelerini görünce, bana “Hoşgeldin Galip Çavuş” dedi. Amca, “Ne var bunda, önemli mi sanki askerde  çavuş olmak” dedim. “Öyle deme, şu köyde kaç kişi Çavuş olarak çağrılır bilir missin sen“dedi. Ben “yok bilmiyorum” dedim. Saydı; “Duralı Çavuş, Ülfet Çavuş, Ahmet çavuş, Bahattin Çavuş, Musa canın oğlu Mehmet Çavuş, Kadir Çavuş, birde benim oğlum, Mehmet Çavuş” dedi.  Bu sözler hale aklımda kaldı, Mahmut arkadaşımda doğru söylüyor demişti. 1964 yıllarıydı.

BAŞ PELİVAN OLARAK DÖNÜYORDU

Bir gün Mehmet çavuş  kahvede “Galip, ben söğüde gideceğim. Gidersen seni götüreyim, akşama döneriz” dedi. Babamdan izin alarak geldim “tamam abi gidelim” dedim. Mehmet çavuşun, At arabasına binerek, deredeki araba yolundan söğüde vardık.  At arabasını ilkokulun yanına duvarın dibine durak olarak seçtik, atların yem torbalarını  boyunlara asarak bir düğün evine gittik. Hoş beş den sonra, konuşmalardan anladım. Mehmet çavuş, söğüt köyünde güreş varmış, düğün sahibinden davet almış, gel güreşmek istersen demişler, onun için gelmişiz. Çok kalabalık insan topluluğu, yemekten sonra düğün evinden  davul zurna eşliğinde, pehlivanlar önde, okulun yanındaki cayırlara gelindi. Etraftaki  köylerden bayağı gelen olmuştu. Güreşmek isteyenler kısbetlerini  okulun içinde giydiler ve zeytinyağıyla yağlandılar. Güreş başladı. Sıra Mehmet Çavuşa geldi, Mehmet Çavuş ilk rakibini yendi. Sonra ikinci rakibini de yendi. Az sonra söğütlü biriyle eşleşdiler. Güreş uzun süre devam etti. İtirazlara rağmen onuda yendi. Ne kadar sevindim gurur duydum; Mehmet çavuş söğütten BAŞ PEHLİVAN olarak dönüyordu. Düğün sahibi bir koç hediye etmişti. At arabasına koçu bağlayıp, Mehmet Çavuşla akşamüzeri  tekrar beylerliye döndük.  Yolda hep güreşden konuştuk, hâkimde söğütlü olduğundan kendi köylüsünü tutuyorlar diye, sitem etti.

SİGARANIN DUMANINA DAYANAMADIM

Ben, köyden ayrıldıktan sonra her köye gelişimde, Mehmet çavuşu değişik görmeye başladım. Kendini sigara, alkole ve oyuna kaptırmışdı. Hatta bir ara sarhoş olup evinin balkonundan yere düştüğünü duyupta, üzülmüştüm. Gecen yaz köye geldiğimde onu, Ömer’in kahvesinde, kahvenin içinde, yalnız bir masada ellerini başının altına almış, düşünürken gördüm. Fotoğrafını çekdikten sonra, bir sandalye çekip yanana oturdum. Biraz dertleştik. Dertleri çoktu, ben eski geçmişleri anlattım, yüzü güldü. Elinde bir asası vardı, “ben şu olmasa  yürüyemeyeceğim” dedi.  Masada  iki çay içinceye kadar  tam altı sigara yaktı,  içti. Yanına geldiğime pişman olmuştum.  Dumandan rahatsız oldum, tam kalkıyordum ki tekrar bir çay daha söyledi. Yine sigara yakmak için elini cebine götürürken elini  tuttum. “Abi  yeter be! Vallahi zehirlendim bak” dedim. Yanan sigaraların izmaritlerini saydık, “bunu ben mi içtim” dedi. “Evet sen içtin. Yeter abi öleceksin artık”  dedim. Yaptıklarının bile farkında değildi. O kadar bağımlılık yapmış sigara, onu günden güne öldürüyordu.

Çayı içtikten sonra amcaların yanına çıktık.  Sordular “Galip usta, kavganız neydi, ikinizin” dediler. Olanları anlattım gülüştüler, yanımızda oturan amcalar. Kendine acımıyor, Mehmet Çavuş  bizde içiyoruz ama bunun kadar değil dediler. Günler sora tekrar köye geldiğimde hastanede olduğunu, bacağının birinin  kesildiğini duydum. Eğer sigarayı bırakmassa, ikinci bacağını da kesilecek dediler. Köyün pazarı kurulmuş, herkes alış veriş yapıyordu. Mehmet Çavuş’u, evinin arka balkonunda yastıklara dayanmış, oturmuş, pazara gelenleri izlerken gördüm. Sakalı uzamış, gözlerinde ışık kalmamış, yüz hatlarında bin bir pişmanlıklar dolu,  sesi azalmış, sanki yaşamaktan bıkmış, hayata küskün ve yorgunluk belirtileri. Kesik bacaklı olarak görünce yüreğim burkuldu gitti. İnsanın kendine yaptığı kötülüğü koca köy toplansa yapamaz dedikleri bu olsa gerek dedim. Hal hatır sordum. “Yaşamaya uğraşıyorum Galip Usta, ama çok acılar içindeyim arkadaş” demişti.

Bu gün ölüm haberini alınca, oturdum da yazdım bu yazıyı. Radyoda, bir şarkı çalıyordu, hem acıklı hemde anlamlıydı. Hem yazdım, hem dinledim bu şarkıyı, içim burkuldu gitti.

Sigarımın dumanına sarsamda saklasam seni.                                                                                    
Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri.                                                                        
Yokluğun ah yol olsa uzansa unutmam seni.                                                                                 
Gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri.              

Bu şarkı sanki Mehmet çavuş için çalınıyordu.

Gitti Mehmet çavuşu dönülmez yerlere. Sigaranın dumanın yardımıyla, sardık sarmaladık, birkaç metre bezlede. Birkaç eş dost arkadaşlarıyla kara toprağa gömdük bütün anılarını. Evet, sigara kasabamızın bir çavuşunu da alıp götürdü. Beklenen son buydu. Doktorlarımız devamlı içmeyin diyorlar, dinleyen yok.

TOPLAMIŞ DERTLERİNİ BOĞCASINA DA DÜŞMÜŞ YOLLARA

Yeni yılın ilk ayının ortasında günlerden Pazar; soğuk ve karlı bir kış günü,  her taraf buz, çengel dağının başı dumanlı, poyraz yeli kar tanelerini savuruyor beylerlimin sokaklarında. Mezarcı Hüseyin, bir kabir çukuru kazmaya çalışıyor köy mezarlığında. Toprak beton kadar sağlam, üşüyor elleri. Mehmet Çavuş’un evinde bir telaş var.Yola düşüyor omuzlarda. Ama o gideli çok olmuş, bizim buralardan. Tüm acılarını, tüm hayallerini, bir bohçaya toplayıp,  tek ayakla elindeki ağaçtan asasına binmiş, alıp başını da gitmiş BİZİM BURALARDAN dönülmez uzaklara. Kimselere dertlerini dökemeden, birazda hayata küskün, kimseye hoşçakal bile diyemeden.

Bizlere bundan sonra yaptıkları güzellikleri ve kendisinin cekdiği acıları hatırlayıp ara sıra kahve köşelerinde konuşmak kaldı. Köyümüzde aynı mahallede kaldık. Hiçbir zararını görmedik.

ALLAH, Nur içinde yatırsın. İyi insandı iyi insan.





21 Yorum:

Avatar

Mustafa:

Tarih: January 20th, 2012 | Saat: 18:35

Canim Arkadasim emegine veyuregine saglik iyiki varsin Saglikli sihatli gunler dilerim hosca kal saygi ile salamlar…….

Avatar

halil ibrahim balık:

Tarih: January 20th, 2012 | Saat: 19:16

ustayazılarını okurkacok duygulanıyom yinede köyümüzün ogüzl insanları aramızdan birer birer senin sitenin adı bizim buralardan gidiyorlar ama bende hüzün oluyo allah ramet eylesin kalan ailesininde başı sağ olsun yazılarını takip ediyom yenisini sabırsızlıkla bekliyoz

Avatar

fotogalipcakır:

Tarih: January 20th, 2012 | Saat: 19:41

Sevgili balık kim olursa olsun ben sevdalıyım bu köyün havasına suyuna ve insanlarına tanıdıklarım unatamadıklarım onlar benim.bir ata sözü vardır.Söz ucar gider yazı kalır umarımda böyle olsun unutulmasınlar istedim hepsi bu .yorumların için sağ ol sevgilerve selamlar iyi günler.

Avatar

ayhan avcı:

Tarih: January 20th, 2012 | Saat: 21:15

Mehmet Çavuşun yakınlarına baş sağlığı diliyorum.
Galip abi, seni de tebrik ederim .Hem siteni hem de yazılarını merakla bekleyeceğim…

Avatar

ilhan akkaya:

Tarih: January 20th, 2012 | Saat: 21:29

Yasli bir agacin dallarinda solmakta olan,hüzünlü yapraklar sanki her biri.
Her bir yapragin düsüsünde, kederleri cöküyor yüreklerine anilariyla birlikte.
Her birinin ölümü, yalnizliklarini centikliyor yüzlerine.
Günlerini sayiyorlar icin icin.
Sira ne zaman bana gelecek diye
Kulaklari sela seslerinde….

Ellerine saglik sevgili agabey. Gözlerin ve yüregin isigi sönmesin.
Bizim burlardan, sizin oralara sevgilerle…

Avatar

fotogalipcakır:

Tarih: January 21st, 2012 | Saat: 06:51

SEVGİLİ ilhan nede güzel yazmışsın günleri sayıyorlar sıra ne zanan bana gelecek diye Kulak seseleri selada.EVET İLHAN Köy imamı ne zaman bir sela verse köyde hayat durar sanki kimin sırası gelmiş anlamaya çalışırsın ne yazık iyisiyle kötüsüyle gidiyorlar bir bir bizim buraların insanlari tanıdıklarımız unutamadıklarımız. selamlar.

Avatar

fotogalipcakır:

Tarih: January 21st, 2012 | Saat: 06:55

SAĞ OL AYHAN kısada olsa yorum yazman bana güç verdi yazmağa çalışıyorum olduğu kadar bazı satırlarında noktası virgülü eksik olsada bazı satırlarında keleme düşüsü olsada ama beni bağışlasın dostlarım bu kadar becerebiliyorum hani derlerya kusur kadı kızındada olurmuş misali selamlar.

Avatar

fotogalipcakır:

Tarih: January 21st, 2012 | Saat: 07:01

ARKADAŞIM MUSTAFA BAYRAMA YAZDIĞIM YAZIDA OKUTUM AMA GELDE BANA SOR DİE YAZMISSIN. Amacım seni üzmek değildi bayramla içinde sende olan bir anımı baylaştım bağışla beni selamlar sizde sağ olun.

Avatar

Özel Ayan:

Tarih: January 21st, 2012 | Saat: 20:17

Sevgili Galip abi, yazını ancak bu gün okuyabildim. Ne güzelde anlatmışsın Mehmet Çavuşu. Keşke biz insanlar, öldükten sonra yada yok olduktan sonra kıymet verdiğimiz değerlere kaybetmeden sahip çıkabilsek. Yine güzel bir yazı olmuş eline sağlık. Bu arada Çavuşun fotoğrafını senden kopyaladım hoşgörüne sığınarak. Saygı ve selamlarımı iletirim.

Avatar

fotogalipcakır:

Tarih: January 22nd, 2012 | Saat: 06:46

Gidiyorlar Sonbahırın sürüklediği yaprak misali dönülmez uzaklara Kimisinde bıçak yarası kiminde gönül yarası Mehmet cavuşu hangisine yerleştirmek okuyanlara düşüyor . Ben mehmet cavuşla yaşadığım bir günü paylaştım hepsi bu yorumun için sağ ol
resimi ben bilim yapamıyorum benimle ilgili bir şeyi arzu etdiğin gibi değerlindire bilirsin selamlar.özel dost………

Avatar

Kadir ER:

Tarih: January 22nd, 2012 | Saat: 08:14

Abi yaptıklarından dolayı ne kadar teşekkür etsem azdır. Çok teşekkür ederim selamlar…

Avatar

narin yılmaz:

Tarih: January 22nd, 2012 | Saat: 08:32

Ben Mehmet Çavuş un kızıyım yüreğine diline ellerine sağlık babamı tanıttığın için çok memnun kaldık Allah razı olsun teşekkür ederiz.

Avatar

fotogalipcakır:

Tarih: January 22nd, 2012 | Saat: 16:09

Sevgili Kadir ve Narin sizlerle yüz yüze gelip tanışmamız olmadı Belki sizler beni tanıyorsunuzdur .Ben babanızla bir anımı dile getirdim yazdım beğendiğiniz için teşekkür ederim.BABANIZDAN DUALARINIZI EKSİK ETMEYİN görüşmek ve tanışmak umuduyla hoşca kalın …

Avatar

Çakır Ali'nin Sabri:

Tarih: January 23rd, 2012 | Saat: 22:20

Toprağı bol olsun Mehmet Çavuş’un. Köyde en çok karşılaşıp selamlaştığım insanlardan biriydi. Büyüğüne de küçüğüne de saygıda kusur etmeyen efendi bir adamdı. Evlatlarının ve yakınlarının başı sağ olsun.
Yazılarını dikkatle okuyorum ağabey. Yürek isteyen, sevgi isteyen, özveri isteyen bir iştir bu yaptığın. Kalemine sağlık, ömürlü ol…

Avatar

fotogalipcakır:

Tarih: January 24th, 2012 | Saat: 17:00

SAĞ OL KARDEŞİM ART ARDA GİDİYORLAR TANIDIKLARIM UNATAMADIKLARI ONLAR BENİM İŞTE GELİP GEÇDİLER HER SÖZ BİTERDE YAZILAR KALIR DİYORLAR BENDE BİR ŞEYLER KALSIN DİYE YAZIYORUM UMARIM İYİ OLUYORDUR SELAMLAR

Avatar

ALİ BALIK:

Tarih: January 27th, 2012 | Saat: 23:33

GALİP AMCA ÖNCELİKLE ELİNE KOLUNA VE YÜREĞİNE SAĞLIK YAZILARINI BÜYÜK BİR İLGİ İLE TAKİP EDİYOR VE BÜYÜK BİR ZEVKLE OKUYORUM HEYECANLA DİĞER YAZILARINI BEKLİYORUM ……KİB GALİP AMCA ….

Avatar

fotogalipcakır:

Tarih: January 28th, 2012 | Saat: 06:23

çok sağ ol komutanım dualarım seninle allah sizleri korusun

Avatar

Ahmet gülmez:

Tarih: February 19th, 2012 | Saat: 07:06

Olacak oğlan…… ından belli olur derler Yeşil BEYLERLİ Ksbnda.Galiciğim çocukluğundada sanat ruhun önde idi,günler geçdikce edebiyt. yönündede, usta bir dünür,yazar oldun gösteriyorsun ,başarılarının devamunu diler öperim.

Avatar

fotogalipcakır:

Tarih: February 25th, 2012 | Saat: 21:56

SAĞ OL AHMET ABİ YORUMUN İÇİN TEŞEKKÜRLER KENDİNE İYİ BAK SELAMLAR

Avatar

yusuf bulut:

Tarih: March 23rd, 2012 | Saat: 20:18

çavuş gençlik yıllarımızda bizim manga çavuşuydu.ondan iyi yönde öğrendiklerimiz çok var.yumuşak yürekli mütavazi arkadaşımızdı,lokmasını kesinlikle paylaşırdı.kahvede hatıralarını devamlı anımsıyoruz.iyi intiba bırakıp rahmetine kavuştu,inşallah orada çok iyidir………..galip arkadaş geçmişimizi sayende hatırlıyoruz tşk ederim.yazıların bu insanlığa çok şey öğretecek .lütfen devam et.

Avatar

fotogalipcakır:

Tarih: March 27th, 2012 | Saat: 17:21

Bazıları bırakıp gittiği anılarla hatırlnırlar iyi şeylerler yazılır söylenir. Bazıları kötülükleriyle anılır arkalarından betdular edilir.Mehmet cavuşda iyi insanlardandı ruhu şad olsun.

Yorum Yap:


© 2014 Tüm hakları saklıdır Bizim Buralar Beylerli – (Foto) Galip Çakır - Düşüncelerimi ve görüşlerimi paylaştığım adresim. Beylerli hakkında yazılarımıda burada bulabilirsiniz. (Foto) Galip ÇAKIR Wordpress